Fısıltı, evham, şüphe, telkin, kuruntu demek olan vesvese yaygın olarak; kötü bir işin yapılması, iyi bir işin terk edilmesi veya geciktirilmesi ya da eksik yapılması için şeytanın insanı kışkırtması, aklını çelmesi ve akla kötü düşünceleri getirmesi anlamında kullanılır.
Vesveseden kurtulmak için kişi, her şeyden önce Allah’ın kulları için dinde zorluk değil kolaylık dilediğini bilmelidir. Aynı zamanda samimiyet içinde Allah’a sığınmalı, kalbinin onaylamadığı düşüncelerin kendi inancı olmadığını bilerek kötümserlik, endişe ve korkudan kurtulmalıdır. Ayrıca kişinin manevi destek olarak abdestli olmaya özen göstermesi, dua ederek Allah’tan şifa istemesi, ibadetlerini düzgün ve devamlı bir şekilde yapmaya gayret etmesi, kalbine olumsuz düşünceler geldiğinde Fâtiha, Felak ve Nâs surelerini okuması tavsiye edilir.
Ayrıca bir kimsenin abdest ve namaz sırasında bazı uygulamaları eksik yaptığı hususunda kuşkuya düşmesi ve evhamlanması hali de sık karşılaşılan vesveselerdendir. Bu tür kuruntulardan sakınılması veya onların üzerinde durulmaması Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından tavsiye edilmiştir. (Ebû Dâvûd, Ṣalât, 161 [905-906]; Tirmizî, Ṭahâret, 43 [57])
Öte yandan vesvesenin tıp biliminde hastalık olarak tanımlanan bir türü de vardır. Bu hastalık “irade dışı gelen, kişiyi tedirgin eden, bilinçli çaba ile uzaklaştırılamayan düşünceler” şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tür rahatsızlığı olanların manevi destekle beraber tıbbî tedavi yöntemlerine başvurmaları tavsiye edilir.